Hıdır
Temel: “Biz sadece Türkiye’de var olduğunu düşünerek sınırlandırıyoruz ama
İslam dünyasının hemen her yerinde Aleviler var. İnanç olarak Hz. Ali’yi merkez
alan yada Hz. Ali’nin, Hz. Muhammed (SAV)’den sonra temsilcisi olması
gerektiğini iddia eden inanç grubuna biz din bilimciler olarak Aleviler
diyoruz.” dedi.
Avustralya Alevi Kültür Merkezi’nden, önemli konferans. Sydney,
Lidcombe Community Hall’da gerçekleşen konferansın açılışını AAKM Başkanı Arzu
Özer yaptı. Daha sonra Alevi Kültür Merkezi’nin davetiyle gelen Akademisyen ve
Din Bilimcisi Hıdır Temel, yaklaşık üç saat süren bir konferans verdi. Temel,
Türkiye’nin önemli problemlerinden birinin de Alevilik sorunu olduğunu
belirtti. Bazılarının, Aleviliği İslam’dan ayrıştırmaya çalıştığına dikkat
çeken Temel, bunlar politik yaklaşımla taraftar kazansa da, tarihsel olarak hiç
bir geçerliliğinin olmadığını belirterek; “Biz sadece Türkiye’de var olduğunu
düşünerek sınırlandırıyoruz. İnanç olarak Hz. Ali’yi merkez alan yada Hz.
Ali’nin, Hz. Muhammed (SAV)’den sonra temsilcisi olması gerektiğini iddia eden
inanç grubuna, din bilimciler olarak Aleviler diyoruz. Alevilik eşittir, Şiilik
diye kesinlikle öyle bir şey yoktur ” dedi.
KÜRT
PROBLEMİ, KÜRTLER, ALEVİLİK SORUNU SADECE ALEVİLERLE ÇÖZÜLMEYECEK
Hıdır Temel: “Alevi sorunu, Türkiye de her şeyden önce bir
zihniyet sorunudur. Bunun çözümü bu zihniyetin değişimiyle mümkündür. Ancak,
üzülerek söylemek gerekir bu değişim yeterli destek bulamamaktadır ”dedi.
Hiçbir problemin tek taraflı çözüme kavuşamayacağını hatırlatan Temel,
Türkiye’de, problemlerinin, karşılıklı saygı ve hukuk içinde çözüme
kavuşturulabileceğine dikkat çeken Temel sözlerini söyle sürdürdü: “Kürt sorunu
sadece Kürtlerin sorunu olmadığı ve çözüme kavuşamayacağı gibi, Alevi sorunu da
sadece Alevilerle çözüme kavuşabilecek sorun değildir ” dedi. Türkiye’nin en
büyük kargaşalarından birinin, Türklerin kendini diğer etniklerden, Sünniliğin
de kendini diğer inançlara karşı daha üstün görmesinden kaynaklandığını
belirten Temel, bunun da azınlıkların potansiyel tehlike olarak algılanmasından
kaynaklandığını söyledi.
TÜRKİYE’NİN 1970’DEN BERİ 3K PROBLEMİ VAR
Temel, Türkiye’nin resmi raporuna giren ve 1970’li yıllardan
beri 3 K’lar diye bir kavramı ortaya zçıkardığını bunların, Kürt, Komünist ve Kızılbaş olan bu üç
topluluk, devletin en potansiyel tehlikesi olarak, bugün de görüldüğünü
kaydetti. Alevi sorununun, bugün gereğinden fazla siyasallaştırıldığını,
belirten Hıdır Temel, oysa bu problemin acilen sosyalleştirilmesi gerektiğini
hatırlattı. Günümüzde, kendilerini sorunun tek çözüm merci gören iktidarın,
problemi daha da içinden çıkılamaz hale getirdiğini, devletin bu yaklaşımı, bu
problemin çözümsüzlüğünün devam etmesini istediğinden kaynaklandığını ifade
eden Temel; ”Bizler bu zihniyetin mağdurlarayız. Medyada tiraj kaygısı ve
günlük polemiklerden dolayı Aleviliği bir magazin objesi olarak kullanmakta.
Buna dur diyebilecek ve Alevilerin haklarını savunabilecek bir devlet anlayışı
henüz mevcut değildir.” dedi. Geçmişte F tipi cezaevi tartışmalarından bugünkü
AKP iktidarının, Suriye’deki savaşa kadar bir çok sorunda Aleviliğin, fitnenin
kaynağı olarak gösterilmeye çalışıldığına dikkat çeken Hıdır,” AKP iktidarı da
bu tezlerle toplumu korkutmaya çalışıyor. Böyle bir anlayışın gerçekle alakası
yoktur” diye konuştu.
DEVLET
85 YILDAN BERİ ALEVİLERE’ KİMLİĞİNİZİ BIRAKIN BİZE KATILIN’ DİYOR
85 yıldan beri ‘Alevi toplumuna
kimliğinizi bırakın gelin bize katılın’ anlayışıyla süre geldiğini,
ancak baskın anlayışla değil, hukuksal ve eşitlik bir yaklaşımla olması
gerektiğinne dikkat çeken Temel, “Camiler gibi Cem Evleri de ülkenin birer
gerçeğidir. Devletin anlayışı farklı fikirleri egemen kılmak veya korkuyla
sınırlamak değil. Aslı görevi bireylere korkusuz ve özgür bir ortamda
yaşamasını sağlamaktır. Aleviler, devlete bir şey yapmasını değil, yapmamasını
istiyor. Maddi ve manevi olarak bir beklentimiz yok. Yeter ki, önümüzde devlet
mekanizması engel olmasın. Hatta para harcayıp, Alevi köylerine cami yapıp
masraf yapmayın, Cem Evleri’ni de kendimiz yaparız’ diyoruz. Türkiye’de
demokratik bir güvenin olmadığını bugün yaşayarak görüyoruz. Tersi söylemlerin,
hiçbiri doğru değil. Bugün Türkiye’de Hacca gitmek sosyal bir statüye
dönüşmüştür. Diyanet bir inancın savunucusu ve kurumu olarak çalışmaktadır.
Hatta Diyanet, diğer mezhepleri bir tarafa iterek, Hanefilik mezhebi üzerinde
tüm çalışmalarını bina etmektedir. Devlet ve Diyanet, Cem Evleri’ni bir kültür
merkezi olarak görmekte. Bu yaklaşım yanlıştır ”dedi.
ALEVİ
CEMAATİ 3T PROBLEMİNİ KENDİSİ HALLETMELİ
Konuşmasının sonunda Alevilere özeleştiri de bulunan Hıdır
Temel, Alevi Cemaatini, tembellik ve kadınlara önem vermemekle suçladı. Alevilerin,
kendi probleminde yetersiz ve çözüm
üretemediğini ifade eden Temel, Alevi Cemaatinin kendi problemini, Tarih,
Teoloji ve Temsil gibi 3T başlığı altında topladığını kaydeden Temel, “Aleviler
hep başkalarını suçlayarak, bu problemden kurtulacaklarını düşünüyorlar. Bu
bizim tembelliğimizi gösteriyor. Böyle bir kurtuluş yok dünyada. Kendi probleminizi
kendiniz halletmediğiniz sürece, dışardan size kimse bir çözüm
gelmeyecek”diyerek sözlerini tamamladı.














