Zaman Avustralya
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Röportaj
  • Spor
  • Zulüm Günlüğü
  • Video Haberler
  • Diğer
    • Uzak Doğu
    • Avrasya
    • Avrupa
    • Amerika
    • Ailem
    • Teknoloji
    • Konuk Yorum
  • EN
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Röportaj
  • Spor
  • Zulüm Günlüğü
  • Video Haberler
  • Diğer
    • Uzak Doğu
    • Avrasya
    • Avrupa
    • Amerika
    • Ailem
    • Teknoloji
    • Konuk Yorum
  • EN
No Result
View All Result
Zaman Avustralya
No Result
View All Result
Ana Sayfa Genel Gündem

Celal Başlangıç: Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık

by zmnaus
Aralık 15, 2018
in Genel Gündem
0 0
0

artıgerçek.com’un Yazarı Celal Başlangıç, Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları yazdı. MİT tırları başta olmak üzere, Hukuksuz bir şekilde aylarca penceresiz  bir odada yakalandığı kanser rastalığıyla mücadele eden ve tahliye edilmesine  izin verilmeyen  ve vefat eden  Yargıtay 23. Ceza Dairesi üyesi Mustafa Erdoğan’un dramını yazdı.

İşte   o yazı:

Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık

Bu Haberler de İlgini Çekebilir

Rabia işaretinin kullanım süresi bitti: Türkiye, 34 Müslüman Kardeşler üyesini tutukladı

Tayyip Erdoğan terör saldırısı üzerinden seçimlerde oy istedi: Şehit edilen yavrumuzun kanını, sandıkta da bırakmayalım!

Kasım 25, 2022
Kılıçdaroğlu, KHK’lara: Bu zulmün bedeli ne olursa olsun evrensel hukuk çerçevesinde çözeceğim

Kılıçdaroğlu, KHK’lara: Bu zulmün bedeli ne olursa olsun evrensel hukuk çerçevesinde çözeceğim

Ekim 19, 2022

Vicdansızlığı ve mantıksızlığı egemen kılmak isteyen bir devlet olma anlayışı var. MİT TIR’ları devlet sırrı değil, bir tek Saray’ın ve Erdoğan’ın sırrı.Hakkında yakalama kararı çıkartılan Yargıtay üyelerinden biriydi.Teslim olmamayı tercih etti, çünkü usulsüz uygulamalar vardı.Evleri basılan Yargıtay üyeleri kelepçeleniyor, şiddet uygulanarak gözaltına alınıyorlardı.

Bu süreçte baş ağrıları da artmıştı.

Yapılan tetkiklerde beynindeki tümörün üçüncü evrede olduğu ve derhal ameliyat edilmesinin zorunluluğu ortaya çıktı.

Özel bir hastanede beyin ameliyatı oldu.Hukuk Fakültesi öğrencisi olan kızı Buket ameliyat sonrası yaşananları dört ay önce yazdığı bir mektupta dile getiriyor:“Hastaneye yatış yapıldığı anda polisler geldi. Babam yoğun bakımdaydı. Yoğun bakım kapısının önünde polisler nasıl tutuklayıp götüreceklerini tartışıyorlardı. Ameliyattan sonra sol tarafı felç kaldı. Onu bu halde götürürlerse iyileşemez korkusuyla ne olacağından bihaber beklemekten başka çaremiz yoktu. Babamı polisler eşliğinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bulunan tutuklu odasına naklettiler. Babam ameliyattan sonra kendini penceresi bile olmayan küçücük bir odada buldu. Polisler sürekli nöbet tutmakta ve felçli olan bir adamın kaçabileceğini vurgulamaktaydı. Babam bir hücrede yaşam savaşı vermekte. Doktorlar en iyi ihtimalle iki yıl daha yaşayacağını söylüyor.”

Yargıtay 23. Ceza Dairesi üyesi Mustafa Erdoğan ağır hastalığına karşın bilinci kapanıncaya kadar tahliye edilmedi.

Bilinci kapandıktan ancak dokuz gün sonra tahliye edilen Erdoğan birkaç gün sonra yaşamını yitirdi.Kızı Buket babasının ölümünden sonra sosyal medya hesabından acılarını ve sorularını paylaşıyordu:

“Dokuz ay boyunca felç ve kanser tedavisi gören babam tutuklu yargılandı. Ziyaretçiye bile izin verilmedi. Babamı göremedim. Peyi neyle suçlandı? Ölümle savaşıyorken ve yatağa bağımlı yaşıyorken kaçma şüphesi olduğunu iddia ettiğiniz babamın neden duruşma tarihi bile belli değildi?”

Sonuç olarak, yüksek yargı üyesi bir hukukçu, aynen Ergenekon sanığı Kuddusi Okkır gibi ülkesinin cezaevinden ancak tabutuyla tahliye edilmişti!

Türkiye’de yaşanan bu “vicdansızlık manzaraları”nın bir ucu tabutla tahliyeye uzanıyor. Diğer ucunda ise doğumhane kapılarından cezaevlerine götürülen kadınlar, demir parmaklıklar arasında anneleriyle büyüyen yüzlerce çocuk var.

Bu ülkede yaşanan yüzlerce, binlerce acının, haksızlığın, hukuksuzluğun tek bir örneği Mustafa Erdoğan’ın öyküsü.

Sadece vicdansızlığı değil, mantıksızlığı da bu ülkede egemen kılmak isteyen bir devlet olma anlayışı artık iyice yerleşti bu coğrafyada.

Yalnızca vicdanlarından değil, mantıklarından da vazgeçmesi isteniyor bu ülkenin insanlarından.

Örneğin, “devlet sırrı” ucubesi üzerine yapıştırılan MİT TIR’ları olayı artık insanları; akıllarını, mantıklarını terk etmeye zorlayan bir aşamaya vardı iyiden iyiye.

Olaya şöyle bir kronolojik bakış bile mantığımızın nasıl tehdit edildiğini çok açık biçimde açığa çıkartıyor.

19 Ocak 2014’te Suriye’ye giden üç TIR, savcılık emriyle durduruldu.

Bu gelişmeyi ilk haberleştiren 20 Ocak 2014’te Radikal oldu.

Bir gün sonra, 21 Ocak 2014’te Aydınlık Gazetesi’nde görüntüleriyle birlikte yine MİT TIR’ları haberi vardı.

“İşte TIR’daki cephane” başlığını taşıyan haberin spotunda da ciddi iddialar yer almıştı:

“Adana’da durdurulan MİT’e ait üç TIR’dan mühimmat çıktı. Aydınlık, arama fotoğraflarına ulaştı. TIR’larda ‘insani malzeme’ değil, top mermisi taşındığı belgelendi.”

Aynı haber Cumhuriyet Gazetesi’nde daha geniş ve ayrıntılı versiyonuyla yer alırken “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” başlığını taşıyordu.

Tarih de 29 Mayıs 2015’ti. Yani Aydınlık’ta yayınlandıktan tam 16 ay sonra biraz farklı da olsa Cumhuriyet vermişti haberi.

Nedense Erdoğan, Cumhuriyet’teki bu haberi casusluk faaliyeti olarak tanımlamış, kızgınlığını gizleyememişti:

“MİT’e yönelik atılan o iftiralar bir ajan, bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Avukatlarıma talimatı verdim hemen davayı açtım. (…) Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu.”

26 Kasım 2015’te Cumhuriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklandı.

Anayasa Mahkemesi kararıyla 26 Şubat 2016’da tahliye edildiler.

16 Mayıs 2016 tarihli duruşmada da mahkeme iki gazeteciyi “devletin gizli belgelerini açıklamak” gerekçesiyle toplam 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.

Radikal’de, Aydınlık’ta çıkınca “devletin gizli belgelerini açıklamak” suçunu aklına getirmeyen yargı, aynı haber, benzer bir biçimde Cumhuriyet’te aylar sonra yayınlanınca bunu suç saymıştı.

Ortada somut hiçbir delil olmadığı halde Cumhuriyet’te yayınlanan dosyayı CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun Can Dündar’a verdiği var sayıldı.

14 Haziran 2017’de Berberoğlu “devletin güvenliği ve iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan 25 yıl hapse mahkum oldu ve mahkeme salonunda tutuklandı.

İş burada kalsa, belki “mantığımızla gizli gizli alay ediyorlar” diye düşünebilirdik. Ancak önceki gün öyle bir adım atıldı ki “Yok artık! Artık aklımızla açık açık alay ediyorlar” aşamasına geçti mesele.

Çünkü aynı haberi Radikal’den sonra, Cumhuriyet’ten önce yayınlayan Aydınlık Gazetesi hakkında önceki gün “gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan dava açıldı.

Böylece Can Dündar, Erdem Gül ve bu yüzden cezaevindeki Enis Berberoğlu, daha önce açıklanmış bir bilgiyi, hukuken 16 ay sonra açıklamak suçundan mahkum edilmiş oldular.

Yani ağır cezalar verilen gazeteciler ve CHP milletvekili başkasının açıkladığı “devlet sırrı”nı bir daha açıklamak suçundan hapis cezası almış oldular.

Artık bu ülkede gelinen noktada kesin olarak MİT TIR’larının “devlet sırrı” olmadığıdır. Bu suçla verilen bütün mahkumiyetler geçersizdir. Bu dava vardığı aşamada bir kez daha çökmüştür. Bütün verilen cezalar haksızdır, hukuksuzdur, adaletsizdir. Enis Berberoğlu da olmayan bir suçtan dolayı hala cezaevinde yatmaktadır.

Bu yüzden AKP iktidarı, Erdoğan’ın devlet yönetme biçimi bizi hem vicdanımızı hem de mantığımızı terk etmeye zorluyor.

Oysa gerçek şu ki, “devlet sırrı” olan MİT TIR’ları değildir. Artık MİT TIR’ları Saray’ın ve Erdoğan’ın sırrıdır.

Esas “sırra kadem basan” vicdan ve mantıktır.

ShareTweetShare
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.

Bu Haberler de İlgini Çekebilir

Rabia işaretinin kullanım süresi bitti: Türkiye, 34 Müslüman Kardeşler üyesini tutukladı

Tayyip Erdoğan terör saldırısı üzerinden seçimlerde oy istedi: Şehit edilen yavrumuzun kanını, sandıkta da bırakmayalım!

Kasım 25, 2022
Kılıçdaroğlu, KHK’lara: Bu zulmün bedeli ne olursa olsun evrensel hukuk çerçevesinde çözeceğim

Kılıçdaroğlu, KHK’lara: Bu zulmün bedeli ne olursa olsun evrensel hukuk çerçevesinde çözeceğim

Ekim 19, 2022
AKP rejiminden dev cadı avı: 543 gözaltı

AKP rejiminden dev cadı avı: 543 gözaltı

Ekim 18, 2022
Irıkçı provokasyona suç duyurusu: Jandarma komutanından Amedspor’a karşı provokasyon çağrısı!

Irıkçı provokasyona suç duyurusu: Jandarma komutanından Amedspor’a karşı provokasyon çağrısı!

Ekim 2, 2022
Natali Avazyan: Canım Ayşe’ye selam ve sevginizi ilettim; onunda herkese selamı var

Natali Avazyan: Canım Ayşe’ye selam ve sevginizi ilettim; onunda herkese selamı var

Aralık 18, 2021
Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!

Yaklaşan federal seçim ve iktidarın Warringah hesabı

Aralık 17, 2021
Daha Fazla Haber
İşte biz buna siyasal islamcı devlet aklı diyoruz…Kızılay’ına bak Devletini tanı

İşte biz buna siyasal islamcı devlet aklı diyoruz…Kızılay’ına bak Devletini tanı

Şubat 26, 2023
Kızılay’ın CEO’su Deniz Feneri’nden yargılandı, beraate ilk tebrik SADAT kurumundan geldi

Kızılay’ın CEO’su Deniz Feneri’nden yargılandı, beraate ilk tebrik SADAT kurumundan geldi

Şubat 26, 2023
Kızılay, deprem sonrası AHBAP’a 46 milyon TL’lik çadır satmış

Kızılay, deprem sonrası AHBAP’a 46 milyon TL’lik çadır satmış

Şubat 26, 2023
Gergerlioğlu,Sydney’deki BM toplantısından dünyaya seslendi: Bırakın hukuk devletini, devlet bile yok

Gergerlioğlu,Sydney’deki BM toplantısından dünyaya seslendi: Bırakın hukuk devletini, devlet bile yok

Şubat 26, 2023
Fenerbahçe tezahüratı: Yalan yalan yalan, dolan dolan dolan, 20 sene oldu istifa ulan!

Fenerbahçe tezahüratı: Yalan yalan yalan, dolan dolan dolan, 20 sene oldu istifa ulan!

Şubat 26, 2023
Nurdağı’nda binaları yıkılan AKP’li müteahhit Yunus Kaya tutuklandı

Nurdağı’nda binaları yıkılan AKP’li müteahhit Yunus Kaya tutuklandı

Şubat 25, 2023

İletişim

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

 

 

 

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Röportaj
  • Spor
  • Zulüm Günlüğü
  • Video Haberler
  • Diğer
  • EN

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Politika
  • Ekonomi
  • Röportaj
  • Spor
  • Zulüm Günlüğü
  • Video Haberler
  • Diğer
    • Uzak Doğu
    • Avrasya
    • Avrupa
    • Amerika
    • Ailem
    • Teknoloji
    • Konuk Yorum
  • EN

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist